Etkinlikler

...

15.05.2026 tarihinde Enük Engelliler Haftasında TRT Çukurova Radyosu’nda yayınlanan Genç Yaşam programına konuk oldu.

​15.05.2026 tarihinde Çukurova Üniversitesi Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü, TRT Çukurova Radyosu’nda yayınlanan "Genç Yaşam" programına konuk oldu. Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirilen programda, üniversitemiz bünyesinde yürütülen engelsiz kampüs çalışmaları, koordinatörlüğün misyonu ve engelli öğrencilerimizin deneyimleri masaya yatırıldı.

​Programa; Çukurova Üniversitesi Engelsiz Üniversite Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Emir İbrahim Işık ile koordinatörlük bünyesinde aktif görev alan öğrencilerimiz Nusrettin Orakçı (Radyo, Televizyon ve Sinema - 2. Sınıf), Umut Çabuk (Spor Bilimleri Fakültesi, Beden Eğitimi Öğretmenliği - 3. Sınıf) ve Yazgül Göktağ (Radyo, Televizyon ve Sinema - 2. Sınıf) katıldı.

​"Engelsiz Üniversite" Kavramı ve Yeni Bir Vizyon

​Programda koordinatörlüğün kuruluş sürecine ve vizyonuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Emir İbrahim Işık, 2007 yılında "Engelli Birimi" olarak başlayan sürecin, 2022 yılında yapılan isim değişikliğiyle "Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü" olarak daha kapsayıcı bir boyuta taşındığını belirtti.

​Dünya Sağlık Örgütü’nün ICF (Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması) modelini esas aldıklarını vurgulayan Dr. Işık, şu ifadeleri kullandı:

​"Biz artık insanlarda bir yetersizliği, engeli ya da özrü konuşmuyoruz; yetiyi konuşuyoruz. Kişinin gerçekleştiremediği işlevlerden ziyade, gerçekleştirebildiği işlevler üzerinden yol alıyoruz. Amacımız; engeli olan öğrencilerimizin maksimum bağımsızlıkla ve en az eforla işlevlerini nasıl gerçekleştireceğini düşünmek ve önlerindeki engelleri kaldırmaktır."

​Dr. Işık, sadece fiziksel engeli olan öğrencileri değil; işitme, görme, kaynaştırma öğrencileri ve hatta dil bariyeri olan öğrencileri de hedef grupları içinde değerlendirdiklerini ve her akademik birimde bir temsilcilerinin bulunduğunu sözlerine ekledi.

​Eski Kampüslerin Zorlukları ve "Turuncu Bayrak" Hedefi

​Çukurova Üniversitesi'nin 50 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olmasının fiziksel altyapıda bazı zorlukları beraberinde getirdiğini belirten Dr. Işık, yeni binalarda mevzuat gereği engelsiz tasarımların kolayca uygulandığını ancak eski binalarda bu dönüşümün bütçe doğrultusunda parça parça yapıldığını ifade etti.

​YÖK'ün düzenlediği Engelsiz Üniversite Ödülleri kapsamında geçmiş dönemde 5 bina için bayrak aldıklarını hatırlatan Işık, her yıl bu sayıyı artırarak gelecekte üniversitedeki tüm binaların önüne "Turuncu Bayrak" çekmeyi hedeflediklerini müjdeledi.

​Öğrencilerimizin Gözünden Kampüs Yaşamı ve Farkındalık

​Programın en değerli anları, engelli öğrencilerimizin kampüs yaşamındaki deneyimlerini ve beklentilerini paylaştığı dakikalar oldu:

​Nusrettin Orakçı (Radyo, TV ve Sinema): Kampüsteki asansör arızalarının tüm sistemi kilitleyebildiğini belirterek, erişilebilirlik çalışmalarının sadece bina girişleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, kantin gibi sosyal alanlara erişimin de hayati olduğunu vurguladı. Orakçı, "Bu rampaları veya binaları yapan kişilerin, engelli bireylerle birlikte çalışması gerekiyor. Bizim buradaki görevimiz bu sıkıntıları bulup bildirmek ve ulaşılabilirliği artırmaktır" dedi. Ayrıca, sinema sektöründe ilerlemek istediğini ve şu an festivallere göndermek üzere kısa film projeleri üzerinde çalıştıklarını paylaştı.

​Umut Çabuk (Beden Eğitimi Öğretmenliği): 11 yıllık profesyonel spor geçmişi olan ve atletizmle ilgilenen milli sporcumuz Umut Çabuk, köklü bir kampüste olmanın getirdiği dezavantajların farkında olduklarını ancak rektörlük ve koordinatörlük düzeyinde önlemlerin artık çok daha hızlı alındığını belirtti. Çabuk, gelecekte üniversitede kalarak akademisyen olmayı hedeflediğini ifade etti.

​Yazgül Göktağ (Radyo, TV ve Sinema): Kampüsteki asansör ve elektrik kesintisi gibi sorunların engelli öğrencilerin sosyal hayatını nasıl etkilediğini kendi gözlemleriyle aktardı. Engellilik kavramının sadece tekerlekli sandalyeden ibaret olmadığını; görme engelli ya da farklı gereksinimleri olan arkadaşları için de empati kurulması gerektiğini belirten Göktağ, gelecekte müzik ve sinemayı iç içe geçiren projeler üretmek istediğini söyledi.

​"Ulaşılabilirlik, Birbirimize Ulaşabilmektir"

​Programın kapanışında söz alan öğrencilerimiz, engelsiz bir kampüsün sadece fiziksel düzenlemelerden ibaret olmadığını, asıl amacın "birbirimize ulaşabilmek" olduğunu vurguladılar. TRT Çukurova Radyosu ekibine bu önemli farkındalık fırsatını sundukları için teşekkür eden Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü, tüm engelleri birlikte aşma kararlılığıyla çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

Diğer Haberler