Etkinlikler

...

18.06.2026 tarihinde “Supporting Children with Autism through Physical Education” adlı Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların beden eğitimi yoluyla gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan proje Rektörlük Senato odasında görüşüldü.

18.06.2026 tarihinde Çukurova Üniversitesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen “Supporting Children with Autism through Physical Education” adlı Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların beden eğitimi yoluyla gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan projesinin altı aylık pilot uygulama süreci, Çukurova Üniversitesi Rektörlük Binası'nda düzenlenen değerlendirme toplantısıyla ele alındı. Toplantıda ayrıca proje araştırmacıları Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi, Engelsiz Üniversite Koordinatörü Prof. Dr. Gonca İnce ve Doç. Dr. Nazmiye Nazlı Ateşgöz tarafından altı aylık pilot uygulamanın akademik sonuçları paylaşıldı. Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların beden eğitimi yoluyla gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan proje kapsamında elde edilen sonuçlar, eğitimciler ve akademisyenlerle paylaşıldı.

Projenin yürütücüsü olan Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Akıllı, toplantıda yaptığı konuşmada, engelli bireylere verilen değerin toplumların gelişmişlik düzeyini gösteren en önemli ölçütlerden biri olduğunu vurguladı.

Akıllı, “Bana göre toplumun gelişmişliği ve kalkınması, dezavantajlı veya engelli bireylere verdiği kıymetle ölçülür. Gelişmiş bir toplumda bu bireyler el üstünde tutulur. Olimpiyat oyunlarından sonraki paralimpik oyunları da yakından takip ederim ve ülkelerin gelişmişlik düzeyini oradan da ölçerim. Bu projede emeği geçen tüm müdürlerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum” dedi.

Çukurova Üniversitesi Proje Geliştirme ve Koordinasyon Birimi koordinasyonunda yürütülen proje; otizmli çocukların beden eğitimi derslerine aktif katılımını artırmayı, fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemeyi, öğretmenlerin mesleki yeterliliklerini güçlendirmeyi ve kapsayıcı eğitim alanında farkındalık oluşturmayı hedefliyor.

Toplantıda açıklanan pilot uygulama raporuna göre projeye 7 okuldan toplam 63 otizmli öğrenci katıldı. Altı aylık süreç boyunca 363 uygulama kaydı incelendi. Elde edilen veriler, çocukların esnek uygulamalara daha olumlu tepki verdiğini ve zaman içerisinde etkinliklere uyumlarının arttığını ortaya koydu.

Raporda ayrıca çocuklara zorlayıcı süreler dayatılmamasının önemine dikkat çekildi. Esnek yaklaşımın benimsenmesiyle öğrencilerin etkinlik ortamına daha kolay uyum sağladıkları ve katılım sürelerinin kendiliğinden arttığı gözlemlendi.


Projenin dikkat çeken başlıklarından biri de sanal gerçeklik teknolojisinin eğitim sürecine entegre edilmesi oldu. Pilot uygulama kapsamında toplam 76 sanal gerçeklik oturumu gerçekleştirildi.

Toplantıda paylaşılan verilere göre öğrencilerin VR gözlüğü takma ve sanal ortama dahil olma isteği yüzde 34 oranında gerçekleşti. İlk seanslarda gözlenen kaygı ve direnç davranışlarının ilerleyen süreçte belirgin şekilde azaldığı tespit edildi.

Özellikle fiziksel hareket içeren uygulamalar sayesinde çocukların günlük yaşamda kullanabilecekleri bazı temel becerileri geliştirdikleri gözlemlendi. Uzmanlar, sanal gerçeklik teknolojisinin otizmli bireylerde öğrenmeyi destekleyen, kaygıyı azaltan ve katılımı artıran önemli bir araç olabileceğini ifade etti.

Toplantıda proje sürecinde görev alan öğretmenler de deneyimlerini paylaştı. Özel eğitim öğretmeni Pınar Girgin, özel gereksinimli çocukların hayatına dokunmanın öğretmenlik mesleğinin en değerli yönlerinden biri olduğunu belirterek, eğitimcilerin bu alanda büyük özveriyle çalıştığını söyledi.

Girgin, öğretmenlerin çoğu zaman kendi imkânlarıyla materyal geliştirdiğini ve özel gereksinimli bireylerle yapılan çalışmaların yoğun emek gerektirdiğini ifade etti.

Toplantıda ayrıca proje araştırmacıları Prof. Dr. Gonca İnce ve Doç. Dr. Nazmiye Nazlı Ateşgöz tarafından altı aylık pilot uygulamanın akademik sonuçları paylaşıldı. Sunumlarda uygulama sürecinde elde edilen veriler, öğretmen geri bildirimleri ve öğrenciler üzerindeki etkiler değerlendirildi.

Programın sonunda okul-üniversite iş birliğinin sürdürülebilirliğine vurgu yapılırken, özel eğitim alanındaki ortak çalışmaların geliştirilerek devam ettirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı. Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen proje, otizmli bireylerin eğitim süreçlerine daha etkin katılımını sağlayan yenilikçi uygulamalarıyla kapsayıcı eğitim alanında örnek çalışmalar arasında gösteriliyor.

 

 

Diğer Haberler